Lümpenini seç, maceraya başla! Bakalım sen hangisisin?

Melis Ayvallı    info@neogazete.com

giriş

TDK’ya göre ”lümpen” tanımı;

Marksçılık akımına göre toplumsal sınıf bilinci olmayan, içinde bulunduğu toplumun kültürüne yabancı düşen, sözde bilgili tutum ve davranışlarıyla itici olan kişi.

Bazı kişilerce yapılan bir diğer tanımı;

Ülkenin gelişmesine engel, eğitimliler ile  bilgiye ve literatür’e karşı bitmek bilmeyen bir açlık hisseden insanlar arasındaki iletişimi engelleyen en başa bela parazit, kene. ( Kene konusun da ciddi değildim…)

Tabi her şey gibi, bunun da bir çok çeşit tipleri mevcuttur… Sınıfsal konumunu bulamayan lümpenlerin çeşitleri ve deneyimlediğim kadarıyla, Türkiye’de ”Cuk!” diye oturan örnekleri ile birlikte, bu gün biraz bundan bahsetmek istiyorum.

”Bah hele salih, aynı seni ağnadmış gız… bah oku… aaaynıı sen gari ! ”

Okurken, içlerinde arkadaşlarınızı, can dostunuz Jale’yi ya da çirkef Funda’yı, belki eltinizi ya da dünürünüzü bulma ihtimaliniz çok yüksek olabilir, benden gazı alıp bilmem kaç senelik saltanatı süren ailenize, kütüğünüze, eşinize dostunuza gölge düşürmeyin,

Aman deyim ! 

Biraz güldüren, biraz ”hakkatten yaa…!” dedirtecek bir yazı olması dileklerimle…

Evet, ”Gururlu lümpen” ile başlayalım o zaman…

Şimdi, aslında herkesten üstündür ancak henüz bunu gösterecek fırsatı olmamıştır, zamanı gelince ortalığı dağıtacaktır, neyi dağıtacağını henüz kendisi bile bilmese de, biz bekleyelim. Mutlaka bulacaktır…

Hayata, kadere, insanlara sürekli bir sitem halindedir, boşluğa bakarak veya gözlerini kısarak başını 15 derece yana çevirdiği 2 saniyelik hareketi ölümcül vuruşudur, zaman zaman bu vuruşunu ”Cıks!”’layarak tamamlar. Her zaman haklıdır…

Çoğunlukla alt kesimde bulunur…

Tanıdın mı?

Hedonist lümpen

Çok imkanı olmasa da malın iyisinden anlar, hayattan zevk almasını en iyi bilen kendisidir, parası olup da bir boktan anlamayan o kadar salak insan vardır ki saysa bitmez, parayı bir bulsa nasıl yaşanır herkese gösterecektir aslında…

Taksitle full hd 85k körv ekran tv ve akıllı telefon alır, klas arabaların en ufak cıvatasının bile soy ağacını çıkarabilir.

Herhangi bir eşyasını modifiye ettirerek göz bebeklerinizi mahveden o ışıkları saçması ölümcül vuruşudur…

Çoğunlukla orta-alt kesimde bulunur…

yırtmış lümpen

Hedonist lümpenin bir üst modeli. Hayatının amacı olarak bellediği o bahsi geçen ekonomik çıtayı aşmayı başardığından sebep, her şeyi kendine hak görür. Samimiyetten anladığı sınırsız agresif şakalar yapabilme özgürlüğüdür, söylediğine göre, gerçek dostluk budur.

Kalabalık ortamda konuşurken sıra küfür’e geldiğinde ses seviyesini yarıya indirerek uyguladığı yarı otosansür ölümcül vuruşudur.

Çoğunlukla orta-üst kesimde bulunur…

Bildin mi?

Manipülatif lümpen

Dünyayı en iyi çözmüş olan kendisidir, olaylar kesinlikle anlattığı gibidir, herkesi kendi gibi düşünmeye davet eder, icap etmeyen salaktır…

Hasbelkader öğrendiği şeyleri çok önemli bilgilermiş gibi satmaya bayılır. Yıllarca ulaşamadığı ciğer (evet, evet kedinin mundar ettiği ciğer) olarak benimsediği elit ortamlara girmeyi başardığında hemen onlar gibi olmaya çalışır, kendine rol model olarak seçtiği bir dallama mutlaka vardır ve göz zevkinizin namusuna talip kıyafetlere bürünür, ama yıllardır eleştirmek zorunda kaldığı elitleri boklamaktan yine de geri kalmaz…

Karşıt fikirli biri  ile konuşurken kaşlarını hafifçe havaya kaldırıp küçümser gibi ( sen kim köpek? ) dinlemesi ölümcül vuruşudur.

Çoğunlukla üst-orta kesimde bulunur…

Aklına geldi di mi birisi? Evet, evet o aklındaki isim…

Köprüaltı lümpen

Türlü badireler atlatmış, hayatta kalmıştır, saygıyı en çok kendisi hak ediyordur, saygı göstermediğini düşündüğü herkese agresif tavırlar sergileme özgürlüğüne sahiptir…

Yeraltı kültürünü yalamış yutmuştur, mini kriminallerin halinden anlar. Küfretmek en çok ona yakışır çünkü her şeyin inceliğini bilir…

Her kesime hitap ediyordur, şaraptan da anlar oraletten de.

Bir profesörle en iyi sohbeti edecek kişi kendisidir ancak bir tinerciyle muhabbeti her zaman daha çok seviyordur (belasını bulana kadar)

Edebiyat ve biraz manifesto kasarak, dünyanın en büyük laf sokmasına kendisi imza atıyordur, yani o an kendisinden daha haklı kimse yoktur…

Toplumsal konuları konuşurken en aktivist kendisidir, kimseye bu koltuğu kaptırmaz.

Karşısındakinin gözlerine mimiksiz bir şekilde kitlenerek yaptığı retorik sorulardan oluşan toplum eleştirisi ölümcül vuruşudur.

Daha çok orta-alt kesimde bulunur…

Harbi lümpen

Yıllar onu asla değiştirmez. O anlamaz kardeşim teknolojiymiş yenilikmiş ne lan öyle. Etrafına karşı olan tutumunda, babacanlık ile salt öfke arasında gidip gelen duygu tsunamileri yüzünden kendisinden istenen her şeyin sorumluluğunu üzerine alabilir de, eeh biraz sıçabilir de…

Ama ne yaparsa yapsın muhakkak bir bildiği vardır da yapıyordur, asla hatalı değildir.

Verdiği bir über tavsiyenin ardından çıkardığı ‘tabi yaa’ sesi ölümcül vuruşudur…

Çoğunlukla orta-alt kesimde bulunur…

Çaycı lümpen

Minimalist dünyasında en büyük kendisidir, kendi değerleri dünyanın en yüce değerleridir, o değerler olmadıktan sonra dünyada hiçbir şeyin işlevi yoktur, onun değerlerinden ayrılan, ters düşen bir biçimde hayattan tat almaya çalışan insanlar salaktır ve boşa uğraşıp kendini kandırıyordur.

Başkalarınca yapılmış onca tespit, bulunulmuş onca çıkarım onun önemsediği şeylerle alakalı değilse önemsizdir, öğrenmeye/dinlemeye/okumaya değer değildir.

Nostalji edebiyatı her şeyin anasıdır babasıdır.

Karşısındakini dinlerken eski günleri hatırlatan bir kelimeyi duyar duymaz ‘of bee’ ya da ”ah ulan ya…” efekti verilmiş bir tepki ile, karşısındakinin lafını kesip kendi çocukluk anılarını anlatmaya başlaması ölümcül vuruşudur…

Çoğunlukla orta kesimde bulunur…

Aklıma bir isim gelecek gibi oldu… Dilimin ucunda…

krema lümpen

Adamın ham maddesi, alemin kralı, İM – PA – RA – TOR !

Sinirlendirirsen eğer ‘on kabadayı’ gücüne ulaşır, yağlarsan babacan. Sevindiğinde ise gururludur çünkü hep hak etmiştir. Birinci çoğul şahsın, tekilde vücut bulduğu bir ifade stili benimsediğinden (özellikle başkaları da yanındayken) zaman zaman anlam karmaşasına yol açsa da her zaman doğru konuşur, ne dediyse o’dur.

Sadece kendi kalibresindeki insanlarla kankadır, alt kesimlerle işi olmaz, olsa da emir kipi ( aslanım bize şuradan bir açık ayran ver! ) dışına çıkmaz…

Modadan anlar tarz sahibidir, giyim kuşamından ve aksesuarlarından kalite fışkırır, özellikle mutlaka sağ koluna taktığı 30 santim çapındaki saatten…

İçindeki delikanlıyı asla öldürmez, sadece arada dövüp bayıltır (dar pantolonundan ayak bileğinin gözüktüğü, babet çorap giydiği zamanlarda)

 Steakhouse’ların en iyi müşterisi olduğu kadar kebabın iyisi nerededir onu da en iyi o bilir, sizi bin bir allama pullama ile götürdüğü dükkanın dandik gözüktüğüne bakmayın çok kral yerdir… O bilir dedik ya en iyi kebapçıyı

Yüksek yakaların içine kafasını gömüp çapraz bölgeye attığı atarlı bakış ölüm vuruşudur.

Daha çok üst kesimde bulunur… 

 E hadi o zaman!

Lümpenini seç, maceraya başla…

Fotoğraf: Orhan Pamuk-Kafamda Bir Tuhaflık