“Soğan lobisi” Mars’a araç indirmemizi nasıl engelliyor?

Zeki Can Bakır İnfo@neogazete.com

Bazı toplumlar soğan deposu baskınına, bazıları ise Mars’a araç indirmenin haklı gururuna sevinir hale getirildi.

Bir kere daha bu fotoğrafa uzun uzun bakalım ve düşünelim…

Köy Enstitüleri neden kapatıldı?

61 Anayasası neden etkisiz hale getirildi?

Bu anayasa neden yandaşlar tarafından hafızalarımıza “toplumumuz için bir iki beden büyük” diye lanse edilmeye çalışıldı?

Özellikle 68 ve devamında 78 kuşağının altın beyinleri neden her türlü işkenceye maruz bırakıldı?

80 darbesi aslında kimlere yapıldı ve sonucunda kimler tam anlamıyla ülkeyi ablukası altına aldı?

Darbe sonrası kurulan YÖK aslında yeni bir kuşak hareketinin önündeki en büyük engel olmadı mı?

Darbe sonrası ülke sınırlarındaki fonksiyonel genç beyinlere, evrensel gelişim odaklı projeler yerine neden sürekli “holiganizm, popüler kültür, ticari dünya” gibi apolitik, eğitimden uzak kavramlar empoze edildi?

Her türlü baskıcı politikalara rağmen 90’lara kadar meyvelerini yediğimiz “Milli Eğitim Modelimize” son darbe mevcut hükümet eli ile vurulmadı mı?

16 yıl boyunca en basit seviye belirleme sınavlarından tutun, öğretici kadroların belirlenme metodlarına kadar her yıl değiştirilen eğitim sistemi ile asıl hedeflenen “bilgi değersizliği” ortamı oluşturulup “beyin göçü” hızlandırılmadı mı?

Tüm bu sistematik çalışmalara rağmen hükümet odaklarını en çok yaratıcı, muhalif “gezi gençliği” korkutmadı mı ?

Peki ya ciddi ciddi sorarım tüm bunlar ne için yapıldı?

Yeni kurulmuş bir cumhuriyetin hemen hemen ilk nesilleri yurtdışına araba ihraç edecek kadar ilerici ve üretken haldeyken, şimdi bu iki fotoğrafa bakıp hüzünlenmemek gerçekten mümkün mü?

Uzun yıllardır büyük bir tedirginlik hali ile insanların zihinlerinde yer edindirilen “Ortadoğululaşmak” dedikleri şeyi artık iliklerimize kadar hissetmiyor muyuz?

Yakın tarihimizi hatırlayıp günümüze baktıkça ben mi ağlıyorum? yoksa soğan mı gözlerimi yakıyor?

Bilmiyorum…